yazı ekle  :  gelişmiş arama  :  site istatistikleri  :  Dizin  :  Links  :  Polls  :  Calendar  
Münafik Münafik
Hoş Geldiniz Münafik
Thursday, August 07 2008 @ 06:09 PM CDT

Munafik.INFO

Bu site Kuran'ı Kerim'deki ve Hadis-i Şeriflerdeki Münafık karakterini incelemek üzere kurulmuştur.

İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir. (Bakara Suresi, 8)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Münafıklar Kur'anı çarpık yorumlar

YorumMünafıklar Kur'an ayetlerini sosyal statülerine, ihtiyaçlarına, çıkarlarına göre yorumlarlar. Yorumlarında işlerine gelen yeri esnetir, işlerine gelmeyen yerlerde ise daha katı yorumlar. Onların amacı Kur'anı anlamak veya yorumlamak değildir. Onlar, Kur'anı ve müslümanları çıkarlarına ve amaçlarına ulaşmak için kullanmaya çalışırlar. Ellerine her geçen fırsatta ise müslümanların birbirine düşmeleri için kendilerinden beklenenleri yaparlar. Onlar Kur'an ayetlerini anlamadıkları gibi, Kur'anda çelişkiler ararlar, oysa Allah(c.c.)'ın kitabında çelişki yoktur; onların dayanakları çoğu zaman söz oyunları, hitabet ve kontrolden çıkmış duygusal serzenişleri ve tepkileri tetiklemekten başka birşey değildir.

Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: Biz ona inandık, tümü Rabbimiz'in Katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Al-i İmran Suresi, 7)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Münafıkların dış görüşünüşlerine aldanmayın

YorumAllah(c.c.) münafıkların dış görünüşlerinin beğenilebilir olduğuna dikkat çeker. Burdan onların sosyal ortamların itibar putuna erişmek için gereken herşeyi yapabilecekleri sonucunuda belki çıkarabliriz. Münafıkların sizin ve diğer kişilerin güvenini, saygısını ve sevgisini kazanma yolunda ciddi çabalar sarfedebileceğini, görüntülerinin ise çoğu zaman itibar ve saygı çağrıştırdığını düşündükleri şekilde tercih edebileceklerini çıkarabiliriz. ; En doğrusunu Allah(c.c.) bilir. Fırsatçılık, insanların zaaflarını kullanma isteği, kıskançlık, kötülükleri organize etme, hainlik, sinsilik gibi özelliklerle donanmış olan münafıklara karşı herzaman dikkatli olunmalıdır.

Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar. (Münafikun Suresi, 4)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Müminleri ikna etmeye çalışırlar

YorumMüminleri kendilerinin dindar ve mümin olduklarına dair ikna etmeye çalışırlar. Esasen bu konuda da çoğu zaman ikna etmeye yönelik müminleri taklit edici özellikler sergilerler. İmanlarındaki çarpıklık onların Alla(c.c.)'a inancı olmamasından ve O'nu(c.c.) tanımamalarından dolayı kandırabileceklerini düşünürler. Sizin yanınızdayken gerçek bir müslüman gibi davranabilecek bu kişiler, müminlerin gözlerinden ve kulaklarından uzakta olduklarını düşündüklerinde ise kafirler gibi davranırlar.

İnsanlardan öyleleri vardır ki: 'Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik' derler; oysa inanmış değillerdir. (Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller. Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır. (Bakara Suresi, 8-10)

Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar. Oysa O, onları aldatandır... (Nisa Suresi, 142)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Münafıkların Gösterişçilik ve İkiyüzlülük özellikleri

YorumElbette müslümanlar tevazudan sıyrılmayı, gösterişten kaçınmayı esas alırken, münafıkları ayıran belirgin özelliklerden ikisi, ibadetlerinden, işlerine, tavırlarından, konuşmalarına kadar herşeyleriyle kibirli, gösterişe düşkün ve hatta sanki bulundukları ortamın en dindarları onlarmış gibi gösterişe yönelik tavırlara girmeleridir. Çoğu zaman onların bu aldatıcı ve ikiyüzlü görüntüsü, karşısındakinden beklentilerine bağlı olarak farklılık gösterir. Müslümanların onlardan memnun olmasını isterler çünkü onların talepleri ve beklentileri Allah(c.c.)'dan değil karşısındakindendir.

"Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve elçisi daha layıktır." (Tevbe Suresi, 62)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Münafıklığın şeytani oluşu

YorumŞeytan'ın sıfatı müzeyyindir. Şeytan kötüyü süsler ve iyi gösterir yani insanları aldatır. Münafık ise müslümanmış, dindarmış gibi dolaşır müslümanların arasında ve oda aldatır. Hiç şüphe yok ki münafıklık aldatıcı, kandırıcı olması, olduğundan farklı algı aldatıcıları sergileyip, konuşmalarını da görüntüsünüde müminlere benzetmesiyle oldukça şeytanidir. Hiç şüphe yoktur ki gerçek mümin ile münafığın kıldığı namazın farkı çok açıktır; mümin Allah(c.c.) için , münafık dindar bir müslüman gibi görünüp menfaatlerine ve amaçlarına ulaşmak için namaz kılar. Birgün gelipte müslümanlar zayıf düştüğünde ise münafıklar kafirlerin yanında olacaktır, onları değerli olarak gösterecek, onları yüceltecektir. Öyledir ki müslüman ile münafığı ayırt etmek için en uygun zaman müslümanların zor günleridir.

Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur.(Nur Süresi 11. Ayet)
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Nifak Hakkında

Hadis-i ŞeriflerdenFasil:NİFAK BÖLÜMÜ
Konu:Nifak Hakkında
Ravi:Esved
Hadis:
Hz. Abdullah İbnu Mes`ud (ra)`un ders halkasında idik. Huzeyfe (ra) geldi ve yanımızda durup bize selam verdi: "Nifak, sizden hayırlı bir kavme indirildi" dedi. Esved de (hayretle): "Sübhanallah, Aziz ve Celil olan Allah: "Münafıklar cehennemin en aşağı derecesindedir" (Nisa 145) buyuruyor" dedi. Bunun üzerine Abdullah tebessüm etti. Huzeyfe de mescidin bir kenarına oturdu. Derken Abdullah kalktı ve arkadaşları da dağıldılar. Huzeyfe beni çağırmak için bana bir çakıl attı, yanına geldim. Bana: "Abdullah`ın gülmesi tuhafıma gitti, halbuki o benim söylediğimi bilen birisi. Yemin olsun nifak, siz (tabiiler)den daha hayırlı bir kavme indirildi. Onlar (nifaktan) sonra tevbe ettiler. Allah da tövbelerim kabul etti" dedi.
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Nifak Hakkında

Hadis-i ŞeriflerdenFasil:NİFAK BÖLÜMÜ
Konu:Nifak Hakkında
Ravi:İbnu Amr İbni`l-As
Hadis:
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar."
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Ölümden Sonrası Hakkında

Hadis-i ŞeriflerdenFasil:ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu:Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi:Enes
Hadis:
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kul kabrine konulup, yakınları da ondan ayrılınca -ki o, geri dönenlerin ayak seslerini işitir- kendisine iki melek gelir. Onu oturtup: "Muhammed (sav) denen kimse hakkında ne diyordun?" diye sorarlar. Mü`min kimse bu soruya: "Şehadet ederim ki. O, Allah`ın kulu ve elçisidir!" diye cevap verir. Ona: "Cehennemdeki yerine bak! Allah orayı cennette bir mekana tebdil etti" denilir. (Adam bakar) her ikisini de görür. Allah da ona, kabrinden cennete bakan bir pencere açar. Eğer ölen kafir ve münafık ise (meleklerin sorusuna): "(Sorduğunuz zatı) bilmiyorum. Ben de herkesin söylediğini söylüyordum!" diye cevap verir. Kendisine: "Anlamadın ve uymadın!" denilir. Sonra kulaklarının arasına demirden bir sopa ile vurulur. (Sopanın acısıyla) öyle bir çığlık atar ki, onu (insan ve cinlerden ibaret olan) iki ağırlık dışında ona yakın olan bütün (kulak sakileri) işitir."
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi

Hadis-i ŞeriflerdenFasil:KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu:Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi:İbnu Ömer
Hadis:
Bir adam bana: "(Kıyamet günü Allah`ın kişiye hususi) hitabı hakkında ne işittin?" diye sordu. Şu cevabı verdim: "Resulullah (sav)`ın: "Mü`min Rabbine yaklaştırılır. Öyle ki, (Allah onun) üzerine himayesini indirir ve günahlarını itiraf ettirir. Ona sorar: "Şu şu günahlarını biliyor musun?" Mü`min kul, iki kere: "Evet ey Rabbim, biliyorum!" der. Rab Teala da: "Dünyada iken bunları örterek seni teşhir etmemiştim. Bugün de onları senden affediyorum!" buyurur. Sonra ona hasenat defteri verilir. Amma, kafirlere ve münafıklara gelince, bunlarla ilgili olarak, bütün mahlukatın huzurunda: "Bunlar Allah namına yalan söylemişler (böylece büyük bir zulümde bulunmuşlardır). Haberiniz olsun! Allah`ın laneti zalimleredir" diye nida olunur" dediğini işittim."
 Bu Yazıyı bir Arkadaşına Gönder Basılabilir Hali 

Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi

Hadis-i ŞeriflerdenFasil:KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu:Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi:Ebu Hureyre
Hadis:
(Ashab, Resulullah`a): "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak. Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karşılaşacağını hiç düşünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayır!" karşılığını verecek. Rab Teala da: "Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah`ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler. Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karşılaşacağını hiç aklından geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldiğince (Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine şehadet edecek biri var mı?" diye soracak. Kul: "Hayır, yok!" diyecek. Rab Teala: "Şimdi senin aleyhine bir şahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime şahidlik yapacak da kim?" diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna: "Haydi konuş!" denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah`ın gadabına uğrayan münafıktır."